“Baston teknolojiye direniyor”

3 Mayıs 2021 Pazartesi 13:38

“Baston teknolojiye direniyor”

Zonguldak’ın Devrek ilçesinde “Kızılcık” ağacından yapılan, asaletin simgesi olarak kabul edilen Devrek Bastonu, adeta dünyaya ün salmasına rağmen teknolojiye direniyor. Sağlamlığı ve süslemeleriyle dikkat çeken Devrek Bastonu, fabrikasyon bastonlara karşı mücadelesini sürdürüyor.

Devrek ilçesinde 'asaletin simgesi' olarak kabul edilen dünyaca ünlü Devrek Bastonu, ustaların elinde hayat buluyor. Kızılcık ağacından yapılan Devrek Bastonu, sağlamlığıyla da büyük ilgi görüyor. 50 liradan başlayan baston fiyatları yüksek fiyatlara da kadar yükselebiliyor. Motif ve desenlerle süslenen dünyaca ünlü Devrek Bastonu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın yanı sıra yerli ve yabancı devlet büyükleri ve sanatçılara da hediye edildi. Baston Ustası ve usta öğreticisi Fuat Kudatmış, “87 yılından bu yana bu mesleği yapıyorum. İlk okul bittiğinde meslek hayatını öğrensin altın bileziği olsun derlerdi ya önceden bende o şekilde başladım. Rahmetli Münteka Çelebi ustamızın yanında çalışmaya başladım. En son Gençlik Spor Bakanımıza, MHP Lideri Devlet Bahçeli, Mesut Özil için bir tane yaptım” diye konuştu.

“İnsanlar bastondan çekiniyor”

İnsanlar bastonun yaşlılığı çağrıştırdığı için çekindiğini ifade eden Baston Ustası ve usta öğreticisi Fuat Kudatmış, “İnsanlar bastonu yaşlılığı çağrıştırdığı için çekiniyor, utanıyorlar ama bastonu bir kişiye hediye etmek hem asaletin simgesi hem de uzun ömür dilemek için verilen en güzel hediye” dedi.

Bastonun el emeğinden uzaklaşıp modellerin makinalarda açıldığını ifade ederek “Bakanlığımızın yok olan el sanatları listesindeyiz. Vergi muafiyetimiz var eskisi gibi çırak yetişmiyor. Bizde teknoloji ile mücadele etmeye çalışıyoruz. Modeller makinalarda açılıyor çok fazla el emeği yok. Biz genel olarak elde yapıyoruz. İnsanlar buraya geldiğinde bu işin nasıl yapıldığını görerek almaları daha iyi oluyor. Normal bir bastonu yapmamız verniklemesi ve boyaması ile birlikte 3 gün daha kapsamlı bir baston olursa bir hafta 10 güne kadar yapımı sürebiliyor. Osmanlıdan günümüze gelen nadir el sanatlarından bir tanesi burada en çok Gençlik Spor Bakanlığımız çok fazla önem veriyor. Vatandaşlarımızın da kendilerince bizlere destek olurlarsa çok seviniriz” şeklinde konuştu.

Motiflerle, figürlerle süsleniyor

Osmanlı Bey ve paşalarının da soyluluk ve güç simgesi olarak baston kullandıkları bilinen Devrek bastonu, en eski yazılı belge olarak 1833 tarihli Kastamonu Salnamesi gösterilir. Devrek’te baston yapım geleneği sürüyor. Birbirinden güzel örneklerle baston yapımı özel ve gözde bir meslek haline gelirken son zamanlarda fabrikasyon üretimlere direniyor. Devrekli ustaların el emeği ile oluşturduğu bastonlar onların göz nurunu, zevkini simgelediği gibi sanat ile zanaatı da bir arada gözler önüne seriyor. Öncelikle esnek bir ağaç olan kızılcık ağacı kesilir, Aralık ve Şubat aylarında suyu çekilen kızılcığın dalları ayıklanıyor ve elde edilen parçalar bir yıl bekletiliyor. Ardından testere ile üzerinde yivler açılıyor, eğe yardımı ile sistire, zımpara işlemleri yapılarak desen ve figürler ortaya çıkarılıyor. Devrek bastonunun gövdesi kızılcık, sapı ise ceviz ağacından yapılıyor. Devrek bastonunun boyası kezzapla, desen ve motifleri çini mürekkebi ve dağlama yöntemi ile işleniyor.

Bazı baston ustaları, sipariş üzerine gümüş ve sedef gibi kıymetli taşlar işleyerek çok özel ve değerli bastonlar da üretiyor. Bu bastonlarda en önemli motif olarak birbirine dolanmış iki yılan motifi görülür ve sık sık uygulanıyor. Bu çift yılan motifli baston yapımının Ali Ziya Salman’ın önerisi olduğu belirtiliyor. Bastonun boyama işlemi yapılırken kusurlu yerler dolgu verniği ile düzeltiyor. Ustalar, Devrek Bastonu üzerinde çok değişik türlerde motif işlemesi yapılabildiğini belirtiyor. Çoğunlukla ceviz ağacından yapılmış saplarda sedef, gümüş bağa, dağ keçisi ayağı, kemik ve değerli taşlar kullanılıyor. Ördek bacağı, yılan başı, atmaca, karaca ve at başına saplarda yer veriliyor.

Etiketler:

zonguldak , ereğli haber , kdzereğli , baston , devrek

Yorumlar

2 bin 500 yıllık geçitte inceleme

20 Nisan 2021 Salı 18:43

2 bin 500 yıllık geçitte inceleme

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde Paflagonya Dönemi’ne ait olduğu iddia edilen geçitte arkeologlar inceleme başlattı.

Anadolu’nun kuzeybatı kesiminde tarihte Paflagonya (Paphlagonia) olarak adlandırılan bölgede bulunan Safranbolu ilçesinde Doğa Araştırmacısı Cemil Belder ve Emre Erakçaoğlu tarafından suya erişim veya gizli geçit olarak kullanıldığı düşünülen tünel ile ilgili Karabük Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü inceleme başlatarak, alan demir korkuluklar ile kapatılmıştı.

Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyeleri, 2 bin 500 yıllık olduğu iddia edilen tünelde inceleme çalışması başlattı. AFAD ekiplerinin yardımı ile halatlarla Gümüş kanyonuna indirilen Arkeologlar hem alandan hem de 2 bin 500 yıllık olduğu iddia edilen geçitte incelemelerde bulundu. Arkeologların yapacağı inceleme sonrası geçit olarak adlandırılan alanın doğal mı yoksa 2 bin 500 yıllık mı olduğu yapılacak bilimsel çalışma sonrası ortaya çıkacak.

Etiketler:

zonguldak , ereğli haber , kdzereğli , safranbolu , paflagonya

Yorumlar

Posbıyık’tan salgın sonrası gençlik şenliği sözü

16 Nisan 2021 Cuma 17:29

Posbıyık’tan salgın sonrası gençlik şenliği sözü

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, koronavirüs vakalarının arttığı Ereğli’de özellikle gençlere çağrıda bulunarak destek istedi. Gençlere bir de söz veren Posbıyık, “Salgını el birliğiyle yenersek yaz ayında Sevgi Barış Dostluk Plajı’nda müzik dinletileri, konserler, yarışmalar ve sanatsal etkinliklerle dolu Gençlik Şenliği düzenleyeceğim” dedi.

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Ereğli gençliğini koronavirüs tedbirleri konusunda daha dikkatli olmaya davet etti, bir de söz verdi; “Salgını el birliğiyle yenersek söz yaz ayında Sevgi, Barış, Dostluk Plajı’nda Gençlik Şenliği düzenleyeceğim” dedi.

Posbıyık, özellikle genç kesime yönelik çağrısında şu mesajları verdi:

“Gençler özellikle size sesleniyorum. Şu kovidi bir an önce hayatımızdan çıkaralım. Çünkü sizin için planlarım var. Sevgi Barış Dostluk Plajında Gençlik Şenliği düzenleyeceğiz. Müzik dinletileri, konserler, yarışmalar, sanatsal etkinliklerle dolu bir şenlik… Ada merkez olacak. Sizlerin katılımıyla, bu zor günlerin sıkıntısından kurtulacağız.

Aynı zamanda festivallerimize bir an önce kavuşalım istiyoruz. Bunun için de bu salgını yenmek zorundayız. Sevgi Barış Dostluk Festivaliyle bütün şehir canlansın, sokaklar ruhuna kavuşsun. Hamsi Festivaliyle horon tutalım. Ereğlimiz yine çekim merkezi olsun. Meydanları beraber dolduralım, coşkumuzu paylaşalım. Bunun için tek bir yol var. O da salgını yenebilmek.

Desteğinizi bekliyorum. Kendiniz ve kentimiz için her beraber mücadele edelim. Maskelerimizi takalım, lütfen bunun takipçisi olun. Temizlik kurallarına uyalım, mesafeye dikkat edelim. Sizlere güveniyorum. Ancak birlikte başarabiliriz. Ereğli yeniden bir yıldız gibi parlasın. Denizin mavisi gibi masmavi görelim Ereğli’mizi…”

Başkan Posbıyık’ın bu çağrısını ve kovid uyarılarını içeren anonsların yer aldığı mobil araç mahalle mahalle, sokak sokak geziyor.

Etiketler:

Kdz Ereğli Haber , Ereğli Haber , Zonguldak , halil posbıyık , kdz ereğli belediyesi ,

Yorumlar

Kadına şiddeti sahnede anlattılar

27 Mart 2021 Cumartesi 10:22

Kadına şiddeti sahnede anlattılar

Zonguldak'ta Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla kadına şiddetin anlatıldığı "Ölüm Kadın Meselesi" adlı tiyatro sahnelendi. Pandemi dolayısıyla kısıtlı izleyicinin alındığı oyunda kadına ve çocuğa şiddet ele alındı.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla Atatürk Kültür Mekezi'nde "Ölüm Kadın Meselesi" adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Nurşen Alıcıer'in yazdığı Erhal Koltuk'un yönettiği 'Ölüm Kadın Meselesi' adlı oyun pandemi dolayısıyla kısıtlı izleyici ile buluştu. İHA'ya konuşan oyunun yönetmeni Erhal Koltuk, "Maalesef tam bir sene sahneye çıkamadık. Seyirciyle buluşamadık. Tiyatro sanatını yapamadık. Ama bugün çok mutluyuz. Çok heyecanlıyız. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında bu akşam Nurşen Alıcıer'in yazdığı ve benim yönettiğim Ölüm Kadın Meselesi adlı oyunu sahneleyeceğiz. Oyunun konusu kadına, çocuğa şiddet ve taciz. Maalesef toplumun duyarsızlığını anlatan bir oyun. İnsanlar bir sene sahnelerden, tiyatrolardan uzak kaldı. Bir açlık var. Pandemi dolayısıyla kısıtlı izleyici alabiliyoruz. O kadar çok istek var ki. Bugün Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında oynadığımız için ücretsiz oynuyoruz. Davetiye dağıtımında sıkıntı yaşadık. Şu sıkıntılı günler geçtiğinde tiyatro severlerin açlığını gidereceğimizi biliyoruz. O kısıtlı günlerde yine kurallara uymak kaydıyla bir takım çalışmalar yaptık. Yeni oyunlar hazırladık. Bugün tiyatrolar açık dense yeni oyunlarımızı izleyicilerimizle buluşturmaya hazırız. Onun için biz bu açlığı gidereceğiz. Bunun da heyecanını yaşıyoruz" diye konuştu.

Etiketler:

Kdz Ereğli Haber , Ereğli Haber , Zonguldak , tiyatro , kadına şiddet

Yorumlar

“Göztepe’de sanılan türbe aslında Çeştepe’dedir”

9 Mart 2021 Salı 12:37

“Göztepe’de sanılan türbe aslında Çeştepe’dedir”

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Yerel Tarih Araştırmacısı Recep Çetin, Orhangazi’nin Kdz. Ereğli ilçesine fethi sonrasında bölgede görev yapan ve halk arasında ‘Hacı Baba’ olarak bilinen Seyit Nasrullah Efendi’nin gerçek türbesinin Çeştepe’de olduğunu tespit ve tescil ettirmek için mahkemeye başvurdu.

Kdz. Ereğlili Yerel Tarih Araştırmacısı ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Recep Çetin, Hacı Baba Türbesi’nin halk arasında bilindiği gibi Göztepe’de değil Çeştepe’de olduğunu iddia etti. Çetin, Osmanlı dönemi belgelerinden elde ettiği bilgiler doğrultusunda Hacı Baba Türbesi’nin Çeştepe’de olduğunu kanıtlamak için çalışma başlatarak, mahkemeye başvurdu.

Konuya ilişkin olarak açıklamalarda bulunan Çetin “Bugün Kdz. Ereğli’nin en tarihi noktasındayız. Bulunduğumuz türbe, Osmanlı Arşivlerinde Hacı Baba Türbesi olarak belirtilmektedir. Kdz Ereğli’de (Hacı Baba) adıyla 2 ayrı türbeden bahsedilir.  Biri Göztepe üzerinde diğeri de Çeştepe üzerinde. Ama Göztepe’de bir tabela ile belirtilen Hacı Baba Türbesi bilgisi yanlış olup, buna dair hiçbir arşiv belgesi yoktur. Biz bu durumu, araştırmalarımız ve yazılarımızda uzun zamandır belirtiyoruz. Kdz. Ereğli’deki Hacı Baba Türbesi burasıdır (Çeştepe’dedir). Hacı Baba olarak belgelerde adı belirtilen kişi bu mezarlıkta medfundur. Osmanlı Arşiv belgelerinde burada Hacı Baba Tekkesi, Hacı Baba Zaviyesi ve Hacı Baba Türbesi belirtilmektedir. Arşiv belgelerinde bunlar görülmekte olup, tüm bunlar burada bulunan Fener kulesi ile birlikte belirtilmektedir. Yani burada manevi görev ifa edenler aynı zamanda Fenerde de görevli konumda olmuşlardır. Ben bu konu hakkında uzun zamandır araştırmalar yapmaktayım. Yine bu konuyu devletin ilgili kurumlarına aktarmış bulunmaktayım. Birkaç yıl önce ilk olarak CİMER’e başvurdum. Başvurumuz Kastamonu Şeyh Şaban-ı Veli Müzesine ve Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Kuruluna gitti. Ama Kastamonu’dan buraya gelip ilk inceleme yapan yetkililer, konuyu sanat tarihi olarak incelemeye tabi tutmuşlar ve sonrasında konu türbenin bina-yapısı üzerine odaklandırılmış olarak sürdürüldü ve tescil işlemi gerçekleştirilmedi. Oysa bizim talebimiz göre, bu zat ve bu türbe hakkında Osmanlıca belgeler üzerinden sürdürülmeliydi. Karabük KVKK olumsuz karar verince, biz de Ankara Anıtlar Yüksek Kurulu olarak belirtilen kuruma itiraz başvurusunda bulunduk. Ama onlar da alt birimlerden gelen kararlar sonrasında olumsuz bir karar verdiler ve bu türbenin tespit ve tescil edilmesi işlemi gerçekleştirilemedi. Ve biz de bu konuyu Zonguldak İdare Mahkemesine taşıdık. Ben Hacı Baba ve Ereğli’nin Osmanlı fethi hakkında birkaç defa Prof. Dr. Enver Konukçu ile istişarelerde bulundum. Onunla bilgi alışverişlerimiz oldu. Bu istişarelerimiz sonrasında bu hocamız, İzmit belediyesinin tarih sempozyumunda 2018 de Kdz. Ereğlisi – Seyyid Nasrullah ve Orhan Bey başlığıyla bir bildiri sundu ve yayınladı. İşte o bildiri ve makalede bu türbe hakkında her şey açıkça belirtilmişti. Ama bugüne kadar Kdz. Ereğli’de bu türbenin tespit ve tescili yapılmamıştır. Mahkemeye bu yönde bir dava açmak zorunda kaldım ve dava devam ediyor. 5 Mart 2021 günü Zonguldak İdare Mahkemesi heyetine ve bilirkişi olarak tayin edilen uzmanlara yönelik olarak, bilgi ve belgelerimizi sundum.  Bundan sonra takdir mahkemenindir. Bilirkişi olarak tayin edilen uzmanlarındır.  Ama sonuçta her ne çıkarsa çıksın, Osmanlı Arşiv Belgeleri elimizde olduğu müddetçe, Ereğli tarihinin önemli bir zatının yok sayılmasının mümkün olmadığına inanıyorum. Bu durumu Kdz. Ereğli insanına aktarmak zorundayız” dedi.

“Tarihte çok önemli yere sahip”

Çetin, belgelerde yer alan bilgileri mahkemeye sunduklarını belirterek şu ifadelere yer verdi;

“Kdz. Ereğli ve bulunduğumuz bu bölge, çok değerli bir tarihe sahiptir. Burada Roma, Bizans, Ceneviz tarihi var ama işte Kdz. Ereğli, tarihteki bu önemi nedeniyle de Türkler için de önem arz etmiş ve burası böylelikle bizim kentimiz olmuştur. Ve Ereğli Türk İslam tarihi için de Osmanlı tarihi için de önemli bir yerdir. İşte bu zatlar da bu yöreye bu anlam ile bu amaç ile gelmişler ve bölgenin Türk ve İslam toprağı olması için gayret göstermişlerdir. Halk arasında Hacı Baba olarak belirtilen bu zatın, 1300’lü yıllarda Kdz. Ereğli’de Orhan Gazi ile görüşüp konuştuğu kaynaklarda mevcuttur. Ve daha da önemlisi bu yöndeki bilgiler Osmanlı Arşiv belgeleri ile desteklenmektedir. Biz bu belgeleri Mahkemeye sunduk.” 

“Halkımızca bilinmeli ve tanınmalıdır”

Hacı baba hakkında araştırmalarını kitaplaştıracağını söyleyen Eğitimci-Yazar Recep Çetin, mahalle sakinlerinin ifadelerini şöyle değerlendirdi: “Hacı Baba olarak Osmanlı Arşivlerinde belirtilen bu zat, bölgemize Türk İslam büyüğü olarak gönderilmiştir. O günlerde Anadolu’ya gönderilen bu kişilere Kolonizatör Dervişler denilmiştir. Bunlar bölgenin Anadolu’nun Türk ve İslam toprağı olmasını sağlamışlardır. Burada yaşayan insanlar Ezan ve Kur’an sesinden de mahrumdur. Kentimizin bugüne gelişinde emeği olan bu gibi manevi önderler halkımızca bilinmeli ve tanınmalıdır. En önemlisi de bu yöndeki resmi çalışmalarımız destek bulmalı ve bu türbe tespit ve tescil edilmelidir.”

Hasçelik: “Türbe ahşaptı biz bu halini inşa ettik”

Türbenin bahçesinde yer alan tarihi mezar taşının 1200 yıllarından kalma olduğunu söyleyen Çeştepe sakinlerinden Ziya Hasçelik (82), türbe hakkında bilgiler verdi. Hasçelik açıklamasında, “Küçüklüğümde bu türbe ahşaptı. 1957-58 yıllarında ahşap iken biz biriket-betonarme yaptırdık. Köylülerimizin imkânlarıyla yaptık. Yine ben 12 yıl önce Umreye gitmiştim. O yıl da bu türbede bakımlar yaptırdım. Ramazanda 1 ay namazlarımızı burada kılıyoruz. Hocayı kendi imkânlarımızla tutuyoruz. Bir ara buraya Müftülük hoca vermişti ama daha sonra, bize Müftülükten, “Orası askeri bölge olduğu için oraya Hoca veremeyiz” dendi. 23-24 yıldan beri kendimiz hoca tutuyoruz.” dedi.

Fener ile ilgili bilgiler de veren Hasçelik, “Önceden gemilerde pusulalar yoktu. Burada gaz yakılırmış. Buradaki Fener’i askeri komutan Çetin Apatay yaptırdı. Köye giriş çıkış serbest yaptırdı, o gittikten sonra yeniden yasak geldi. Köye gelen araştırmacılar eski mezarları inceledi. Köydekiler de tarihi eserlere ilgilenemedi. İşten geldikten sonra da bağı bahçesi ile uğraştı. Kömür gemileri İstanbul’a gitmeden önce, geminin arkasını Ölüce Feneri’ne yaslayarak doğru Kefken adasında giderdi. Eskiden burada mevlit okunurdu, kadınlar şeker dağıtırdı. Bu uygulama şimdi devam etmiyor. Çünkü buraya giriş yasak. Bu mahallede yaşayan herkesin buraya giriş çıkış kartı var." İfadelerini kullandı.

Etiketler:

Kdz Ereğli Haber , Ereğli Haber , Zonguldak , hacı baba , çeştepe

Yorumlar