2 günlük bebek helikopter ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi

14 Mart 2018 Çarşamba 11:49

2 günlük bebek helikopter ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi

Zonguldak'ta 2 gün önce dünyaya gelen bebek acil ameliyata alınmak üzere hava ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi.

Edinilen bilgiye göre, Eminine ve Okan Dalgıç çiftinin 2 gün önce Zonguldak Kadın Doğum ve Çocukları Hastanesinde erkek çocukları dünyaya geldi. Henüz ismi dahi konulmayan bebeğe diyafram hernisi teşhisi konuldu. Acilen müdahale edilen bebek için Sağlık Bakanlığından hava ambulansı talep edildi. Kozlu ilçesindeki Kozlu Belediyespor sahasına inen hava ambulansı, 112 ambulansıyla getirilen bebeği alarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine hareket etti.
Bebeğin sevk edildiği hastanede ameliyata alınacağını öğrenildi

Yorumlar

Başkan Tekin, Umre ziyaretçilerini uğurladı

14 Mart 2018 Çarşamba 11:45

Başkan Tekin, Umre ziyaretçilerini uğurladı

Belediye Başkanı Nuri Tekin, Alaplı Merkez Camii önündeki kutsal topraklara Umre ziyaretine giden vatandaşları uğurlama törenine katıldı.

Belediye Başkanı Nuri Tekin, Umre ziyaretine giden vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada, kutsal topraklara giden vatandaşların ibadetlerinin kabul olması, bu ziyaretin, ailelerinin, ilçenin, bölgenin e ülkenin huzur ve refahına vesile olması temennisinde bulunarak, hayırlı yolculuklar diledi. Başkan Tekin, umreye gidecek vatandaşlardan, Afrin'de terörist unsurlara karşı kahramanca mücadele eden Mehmetçikler için de dua etmelerini beklediklerini belirterek, "Yüce Allah, dualarınızı şimdiden kabul eylesin. Allah, ziyaretinizi hayırlara vesile eylesin" dedi.

Yorumlar

Afrin kahramanları Başkan Tekin'e cepheden selam gönderdi

14 Mart 2018 Çarşamba 10:23

Afrin kahramanları Başkan Tekin'e cepheden selam gönderdi

Afrin harekatında görev yapan kahraman Mehmetçiklerden Zonguldaklı Ömer Bayram, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin'e mesaj gönderdi.

Ömer Bayram'ın mesajı şöyle :
"Başkanım, Alaplılı Komutanım Vedat teğmenimizle beraber Afrin harekatından siz değerli başkanımıza ve bütün Alaplı ve Ereğlimiz ve çevre köylerdeki bütün halkımıza saygılarımızı selamlarımızı selamlarımızı ve hürmetlerimizi gönderiyoruz Allahın izni ile Afrin harekatında son 400 metre ye yaklaşmış bulunmaktayız. Milletimizin halkımızın duaları ile bizlerin yanında olduklarını göstermeleri bizler için çok Onur ve gurur vericidir. Değerli Vedat Komutanım la bugün siz değerli başkanımızın kulaklarını çınlatmış olduk Alaplı için yapmış olduğunuz çalışmalarımızı yakinen takip etmekteyiz çalışmalarınız ve gayretlerinizden ötürü Alaplı'yı Alaplı yaptınız gerçekten hep sizleri takdir etmekteyiz. Allah sizlerden razı olsun geleceğin gençliği sizleri hep çalışkan tavrınız la dualarla yad edecektir. Bizler Atamızın izinde görevlerimiz sürdürmeye devam ediyoruz Afrin'de destanlar yazmaya devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle sizlere tekrar saygılarımızı sevgililerimizi ve hürmetlerimizi sunuyoruz. Alaplı Belediyemiz sizlerle el ele omuz omuza daha da güçlüdür. Bizler de burda Vatanımız için milletimiz için el ele omuz omuza cepheler de olmaktan Onur ve gurur duymaktayız. Allah'a emanet olun."

Yorumlar

Ağar’dan, “Bir Varoluş Hamlesi: Afrin” Konferansı

14 Mart 2018 Çarşamba 10:17

Ağar’dan, “Bir Varoluş Hamlesi: Afrin” Konferansı

Terör Uzmanı Abdullah Ağar “Bir Varoluş Hamlesi: Afrin” adlı konferans gerçekleştirildi.

Terör Uzmanı Abdullah Ağar’ın Katılımıyla Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde “Bir Varoluş Hamlesi: Afrin” adlı konferans gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gören konferansa Zonguldak Valisi Sayın Ahmet Çınar, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, İdare Mahkemesi Başkanı Cemil Hulusi Parlak, BEÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Azar, İl Jandarma Komutanı Albay Gökhan İnan, Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, Askerlik Şubesi Başkanı Yüzbaşı Ayhan Kafalı, Rektör Yardımcıları, senato üyeleri, BEÜ akademik, idari personeli ve öğrenciler katıldı.
Konferansın başında Abdullah Ağar’ın özgeçmişi ile ilgili özet bilgiler verildi. Bolu Komando Tugayı’na katıldığı ilk günden beri sürekli arazide sıcak çatışmalara katılan, Özel Kuvvetler ’de tim komutanlığı yapan ve üstün cesaret beratı sahibi Abdullah Ağar, katılımcılara Türkiye’nin terörle mücadele stratejisi, kararlılığı ve başarısı ile ilgili değerli bilgiler verdi. Afrin’de devam eden Zeytin Dalı harekatındaki gelişmeleri özetleyen Ağar bölgedeki operasyonlarda kısa sürede önemli başarılar elde edildiğini vurguladı.
Ağar, Afrin’de yürütülen harekat ile ilgili şunları söyledi: “Afrin’de oldukça zor bir görev üstlenmiş bulunuyoruz. Bölgede 15.000 civarında terörist bulunmakta, YPG-PKK’lı teröristler bölgede büyük bir hazırlık yapmışlar. Demir destekli tahkimatlar, irtibat hendekleri ile birbirine bağlanmış, Suriye ordusundan gasp ettikleri silahlarla birlikte binlerce patlayıcı ve bubi tuzağı mevcut. Tüm bu hazırlıklar ve jeostratejik tahkimatın amacı Anadolu’yu işgal etmek. Bölgede büyük kayıplar veriyorlar ve ordumuzun azim ve kararlılığı, ezici gücü karşısında asla başarıya ulaşamayacaklar. Afrin’e doğru hızlı ilerleyişimizi sürdürüyoruz. 2-3 günde 30 köyü teröristlerden temizledik ve Afrin’i kuşattık. Yakında elde edeceğimiz zafer Türk milletine armağan olsun.”
Terörün yıkıcı ve hain yüzünü özellikle vurgulayan Ağar, bölücü terör örgütlerinin Irak’ta 2 milyon, Suriye’de 650 bin can kaybına neden olduğunu ve 10 milyon insanı Suriye’den kaçmaya zorladığını ifade etti. Terör örgütünün hain planlarını uygularken, sivillerin arkasına saklandığını ve nüfuz casusluğu yaptığını belirten Ağar, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını şu sözlerle vurguladı: “ABD’nin Irak işgalini fiilen bitirdiği 2011 yılından sonra bölgedeki otorite boşluğundan yararlanarak güçlenen bölücü terör örgütü, hatırlanacağı üzere 2015 yılında güneydoğu il ve ilçelerimizi ele geçirme girişiminde bulunmuştu. Gerçekleşen meskûn mahal çatışmalarında 7000 terörist öldürülürken 726 özel kuvvet mensubu ve komandomuz şehit olmuştu. Ruhları şad olsun. Kahraman Türk askeri, kararlı mücadelesini son terörist etkisiz hale getirilene kadar sürdürecektir. Hiçbir güç ülkemizin bütünlüğü ve bağımsızlığına gölge düşüremeyecektir” dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin vatansever Türk ordusu ve Türk Milleti tarafından nasıl bertaraf edildiğini de özetleyen Ağar sözlerini gençlere öğütlerle tamamladı. Okumanın, öğrenmenin, bilgi sahibi olmanın önemini vurgulayan Ağar, başta Kuran-ı Kerim olmak üzere, anlayarak okumamız, edindiğimiz bilgileri hayata geçirmemiz gerektiğini söyledi. Cihadın asıl amaç ve anlamının cehaleti ortadan kaldırma mücadelesi olduğunu, cehaletin ortadan kalkmasının ise tüm dünyada terör ve bozgunculuğun sonu olacağını ifade etti.
Konferans sonrasında Zonguldak Valisi Sayın Ahmet Çınar ve Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Abdullah Ağar’a hediyeler takdim etti. Program, Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Azar’ın Abdullah Ağar’a plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Yorumlar

Kdz. Ereğli’de, Türkiye ve Ortadoğu konuşuldu

13 Mart 2018 Salı 15:36

Ereğli Haber

Kdz. Ereğli’de, Türkiye ve Ortadoğu konuşuldu

Kdz.Ereğli Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Gündem toplantılarının’ ilkinde ‘Son gelişmeler ışığında Türkiye ve Ortadoğu’ konuşuldu. AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gazeteci yazarlar Selahattin Yusuf ve Ahmet Kekeç’in konuşmacı olarak katıldığı toplantıda Belediye Başkanı Hüseyin Uysal; “Çeliğin, Çileğin ve Çınar’ın şehri Kdz.Ereğli’de bu tür gündem toplantılarını sürdüreceğiz” dedi.

Kdz.Ereğli Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ilk kez gündem toplantıları düzenlenmeye başlandı. Anadolu Otel konferans salonunda ilki gerçekleştirilen toplantıda, ‘Son gelişmeler ışığında Türkiye ve Ortadoğu’ konuşuldu.
Konferansa AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gazeteci yazarlar Selahattin Yusuf ve Ahmet Kekeç konuşmacı olarak katıldı.
Kdz.Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, konferansın açılış konuşmasında ilçede yapılan hizmetlere özet olarak değinirken, “Çeliğin, Çileğin ve Çınar’ın şehri Kdz.Ereğli’de bu tür gündem toplantılarını sürdüreceğiz” dedi.
"SON GÜNLERDE DEĞİŞİKLİKLER VAR"
Başkan Uysal, şunları söyledi; "Etrafımızdan haberdar olmazsak kendi yaşamımızı devam ettiremeyiz. Çevremizdeki gelişmelerden haberdar olmamız lazım. Memleketimizi bir çember içerisine alalım, dünyadan ayrı, farklı düşünemeyiz. Son gelişmeler ışığı altında Kdz.Ereğli'yi çok anlatmak isterdim. Çünkü Kdz.Ereğli’mizde son günlerde son derece değişiklikler var. Alt yapı bitti, sosyal tesis alanlarımızdan bazıları bitti, bazıları da çok kullanılır halde ancak Atatürk Anıtı çevresindeki düzenlemeler, havuzlar kalktı. Eleştiri şu, 'orada taşların arasında çimenler çıkıyor.' Zaten istediğimiz bu. Biz oralardaki çınar ağaçlarının daha uzun yaşaması için bu işlemi yaptık. Devasa havuzlarda gezilecek alanlar yoktu. O alanları kullanılabilir, kamusal alan dediğimiz vatandaşımızın özellikle ailelerin çocuklarımızın yaşam alanı haline getirdik. Bu yüzden bizler yaptığımız işin doğru olduğuna inanıyoruz.
"DÜNÜ BİLMEMİZ LAZIM"
Pazar yeri konusunda, herkes pazaryerine gitmiştir. Bugünü anlayabilmemiz için dünü bilmemiz lazım. Pazar yeri biz göreve gelmeden şuan mevcut olan belediye binamıza taşınacaklardı. Ön tarafındaki o dükkanlar, balık satış yerleri olacaktı. Bütün köylü pazarı, esnafımız belediye binamıza taşınacaktı. Bunları anlatıyorum çünkü bilinmesini istiyorum. O binaya köylülerimiz, esnafımız gidebilir miydi? Oradaki dükkanları kiralayabilirler miydi? Şehrimizin içinden geçen Pençes ırmağı buradan akıyordu ve yanında da balıkçılar, bu son derece yanlıştı. Kaldı ki bu binanın maliyeti 14 milyon liraydı. Şimdi bir belediye binası yapılsa bu kadar para gitmez.
"EREĞLİ RANTİYE ALANINDAN ŞANTİYE ALANINA DÖNDÜ"
Bizler ne yaptık? Adı üzerinde ne dedik, 'pazaryeri rehabilitasyon projesi'. Yani esnafımızı hiç rahatsız etmeden projemizi esnafımız bir gün dükkanını kapatmadan, rahatsız olmadan, aynı paralelde yürüttük. İki tane mescit yaptık, orada bütün vatandaşlarımız 2 metre karelik dükkanlarda namaz kılıyordu. Kadın ve erkek mescidi yaptık. 7 kişilik bayan, 12 kişilik tuvaletler yaptık. Bebek bakım odası yaptık, yerinde düzenledik. Ancak gözden kaçan bir düzenleme daha yaptık, tuvaletleri ücretsiz yaptık. Pazarcılarımız zor kazanıyor zaten tuvaletleri ücretsiz yaptık. Rehabilitasyon projesi bitti, kenar düzenlemeleri de bitti. Yalnız pazaryerinin kendi bahçesinde ürettiği malı pazaryerinde satması için yerlerini hepsine tahsis ettik. Eskiden kim yerindeyse aynı yerinde kalıyor. Ancak bir dedikodu sürekli anlatılıyor, böyle bir şey de bize gelsinler, kendilerine açıklayalım. Kısacası rant falan yok. Bizler göreve geldiğimizde zaten Ereğli rantiye alanından şantiye alanına döndü.
"BİZLER TARAFIMIZI BELLİ ETTİK"
Geçen hafta kent meydanı projemizi başlaması için biz eski terminal binasını yıktık. Biz kent meydanının iki katlı otopark, kent meydanı ve üzerine sembol camide yapmak niyetimizi ortaya koyduk. Aslında bu Hazreti İbrahim'in ateş ile su taşıyan karınca misali. Bizler tarafımızı belli ettik. Bu projenin yapılmasında samimiyiz. İnşallah Allah'ın izniyle de bu hafta ihalesine çıkıyoruz. Bizler için bu son derece önemli bir proje. Şehrimizin hem trafik sorununu hem de meydan kazandırılmasını hem de şehrimizin ilçemizin ihtiyacı olduğu cami meydana çıkacak. Her gerçek bir hayalle, her bahar bir çiçekle başlar. Biz bir çiçek baharın açılışını müjdelemek için bunu önemsiyoruz. Terminalimizi yıktık, oradaki arkadaşları da ve yolcularımızla, vatandaşımızla mağdur etmeden çözümü de o gün bulduk. İnşallah halk otobüslerimizle, ulaşımla alakası olan kardeşlerimizle paylaştık. Halkımız da şoför esnafımız da mağdur olmayacak şekilde ortak bir çözüm bulduk.
"HER PROJEDEN ENGELLİLERİMİZ FAYDALANIYOR"
Bir de biliyorsunuz havuz projesi dedik. Havuz projesi aslında geçen hafta mecliste, 'engelliler olursa, engelliler de faydalanabilirse biz buna evet derdik' diyen arkadaşlarımız var. Zaten bizim yaptığımız her projede engelli vatandaşlarımız faydalanıyor. Şimdi ben buradan soruyorum, 20 yıldır belediye binamıza eski yerine engelli vatandaşlarımız çıkabiliyor muydu? Peki Atatürk Kültür Merkezi dediğimiz yerde sinema salonlarında 20 yıldır biz göreve gelmeden engelli kardeşlerimiz salona girebiliyorlar mıydı? Giremiyorlardı. Aslında yaptığımız yatırımlar da 2-3 bin lirayı geçmeyen basit bir rampa ama bunu bile düşünmediler. 'Havuzda engelliler yüzerse.' Yüzecek, bunu da yapacağız. Bizim her kamusal projemizde engelli vatandaşlarımız düşünülmüş.
"DOĞRU OLANLARI YAPIYORUZ"
Göreve geldiğimizden itibaren ödüller aldık, 4 tane. Alt yapıda aldık, EMİTT fuarında aldık, turizm alanlarında aldık. Bilim şenliğinde aldık. Benim için bu 4 ödülün arasında en önemlisi 4'nci sınıf sosyal bilgiler kitabına girmek. Orada bilim ve teknoloji sayfasında bilim adamları var ileride Kdz.Ereğli Belediyesi var. Benim için en önemli ödül bu kitap. Ben o kitabı saklıyorum, hayatımın en anlamlı ödülü. Bir ders kitabına geçiyorsunuz. 81 İl'de 4. sınıftaki öğrencilerin aileleri bunu görüyor. Bizler ödül almak için çalışmıyoruz. Çalışmalarımızı ödül alalım diye de yapmıyoruz. Bizler doğru olanları yapıyoruz. İlçemizin ihtiyacı olanları yapmak istiyoruz"
"TÜRKİYEYİ ANADOLU'DA SIKIŞTIRMAK, ORTADOĞU'YA ÇIKARTMAMAK"
Konferansı yöneten AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, yaptığı açıklamada "Afrin'de olup biten her şeyle Yemen'de olup biten arasında fark yok. Afrin'de olup biten her şeyle Musul, Kerkük'te 100 yıl önce yaşadıklarımız arasında hiçbir fark yok. 100 Yıl öncesine gitmeyelim, Afrin'de olup bitenle birinci Körfez harekatı sonrasında Irak'ta yaşananlar arasında hiçbir fark yok. Dün Berlin duvarının yıkılmasının ardından Körfez harekatı üzerinden Irak'ta yaşananlar ile bugün Suriye'de yaşananlar arasında hiçbir fark yok. İkisinin de hedefi bizi Anadolu'da sıkıştırmak, Ortadoğu'ya çıkartmamak. İslam dünyasının ümmetin bütün bileşkelerini ortadan kaldırmak" dedi.
"TUTSAK EDİLMEK İSTENDİK"
Külünk, konferansta yaptığı konuşmada, Ortadoğu'yu elinde tutanın dünyayı elinde tutacağını, o bölgede yaşanan her olayın herkesi yakından ilgilendirdiğini belirterek, "100 Yıl önce birinci dünya savaşı bitmiş, biz Anadolu topraklarına çekilmek durumunda kalmış, fiziki sınırlarımız ile aklımız ve ruhumuzla sınırlandırıldıktan sonra, 'ya Orta doğu mu? Araplar mı? Ne olursa olsun' bizi getirmek istemişlerdi ya aslında dünyanın kalbinden bizi koparmak istemişlerdi. Biz kalpten koparılarak Anadolu topraklarına tutsak edilmek istendik" dedi.
"BİR IZDIRABIN EŞİĞİNDEYİZ"
Dünyanın giriş kapısının İstanbul olduğunu anlatan Külünk, şunları söyledi: "Dünyanın şehir devletçiklerine dönüştürülerek yönetilmek istenmesinin yegane sebeplerinden bir tanesi İstanbul'un Müslüman Türklerin elinden gasp edilme hesabıdır. Çünkü İstanbul'u başka türlü tutamayacaklarını biliyorlar. İstanbul üzerindeki hesapları 1453'den hiç bitmediği bir zaman diliminde biz Ortadoğu'yu konuşuyoruz. Ortadoğu'yu hiç susturulmadan konuşuyoruz ama üzgünüm ki yeniğiz, mağlubuz. Bu mağlubiyeti galibiyete bir büyük dönüşümün sancılarını yaşıyoruz. Bir ızdırabın eşiğindeyiz. Bu ızdıraptan mutlaka büyük bir galibiyet çıkacaktır. Ben yürekten inanıyorum. Allah bir kez daha Anadolu toprakları üzerinden bu aziz millete bir kez daha önüne fırsa geçirmiş durumda. Eğer bunu iyi getirmesini bilirsek. Afrin'de olup biten her şeyle Yemen'de olup biten arasında fark yok. Afrin'de olup biten her şeyle Musul, Kerkük'te 100 yıl önce yaşadıklarımız arasında hiçbir fark yok. 100 Yıl öncesine gitmeyelim, Afrin'de olup bitenle birinci Körfez harekatı sonrasında Irak'ta yaşananlar arasında hiçbir fark yok. Berlin duvarının yıkılmasının ardından Körfez harekatı üzerinden Irak'ta yaşananlar ile bugün Suriye'de yaşananlar arasında hiçbir fark yok. İkisinin de hedefi bizi Anadolu'da sıkıştırmak, Ortadoğu'ya çıkartmamak. İslam dünyasının ümmetin bütün bileşkelerini ortadan kaldırmak"
"AFRİN, BAĞIMSIZ HATAY CUMHURİYETİ'NİN BİR İLÇESİYDİ"
Amerika Birleşik Devletleri'nin son 5 yılda bölgede yaptıkları ile deşifre olduğunu ifade eden gazeteci yazar Ahmet Kekeç, Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonu ile Amerika'nın planlarını bozduğunu söyledi. "Afrin operasyonu ile ABD'nin tasarımların bir anlamda altını boşaltıyoruz" diyen Kekeç, "Bize kızgınlıkları çok fazla. Ülkemizde darbe yapmaya bile kalkıştılar, bize o kadar öfkeliler. Uzun bir adam çıktı tüm hesapları bozdu. Bu Gezi olayları, 17-25 Aralık, kaos, 15 Temmuz olarak dönüyor. Afrin ile bizim çok alakamız var. Afrin, Suriye'nin bir bölgesi değildir. Afrin, bağımsız Hatay Cumhuriyeti'nin bir ilçesiydi. Hatay, 1919'da katılmadan önce bağımsız bir cumhuriyetti. Afrin, Hatay'ın ilçesiydi. Hatay hükümetinin kararından sonra bize bağlanmasıyla Afrin, Suriye topraklarında kaldı. Hatay'da olanlar bilir. Afrin bize çok tanıdık bir bölge. Yani Afrin'de ne işimiz var diyenlere cevap olabilecek türde bilgiler bunlar. Bizim sulh ve sükun içerisinde yaşayabilmemiz için sınır güvenliğini garanti altına alınması gerekiyor. Bu çerçevede yapılan operasyonlar bunlar" dedi.
TERÖR VE UYUŞTURUCU KORİDORU
Bölgedeki koridorların sadece terör değil uyuşturucu için de kullanıldığını vurgulayan Kekeç, şunları söyledi: "Türkiye'nin son yıllarda terör operasyonlarının sıklaştırması ile birlikte Asya'dan batıya gönderilen uyuşturucu trafiğinde aksamalar olduğu. Şöyle söylemek lazım, Hakkari Yüksekova'yı kullanıyorlardı artık bu güzergahı da kullanamaz hale geldiler. O terör koridoru ile hem uyuşturucu hem Ortadoğu petrollerinin sevkini sağlayacaklardı"
"TÜRKİYE BÜYÜMEK ZORUNDA"
Gazeteci Yazar Selahattin Yusuf, gelecekte Türkiye'nin güçlü ve büyük bir ülke olabilmesi için büyümesi gerektiğini anlatarak, "Durursa düşecek, bisikletin üzerindedir Türkiye. Türkiye mutlaka her bakımdan büyümek zorunda. Hiç değilse manen büyümek zorundadır. Bu vücuda yeniden kan vermemiz gerekiyor. Kanı kültürel olarak çekilmiş bir memleketteyiz, bunu kabul etmek zorundayız" dedi.
Program soru ve cevap bölümüyle sona erdi. Programa katılması beklenen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç’un Bakanlar Kurulu toplantısına katıldığı için gelemediği açıklandı. İlçe protokolü ile birlikte çok sayıda kişinin takip ettiği programda Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, konferansa katılan misafirlerine çeşitli hediyeler takdim etti.

Yorumlar