Çizdiği karikatürler sosyal medyada beğeni rekoru kırdı

5 Ekim 2020 Pazartesi 11:38

Çizdiği karikatürler sosyal medyada beğeni rekoru kırdı

Azerbaycan'ın Ermenistan'ın işgal ettiği toprakları geri almak için sürdürdüğü mücadeleye bir destek de Zonguldak'tan geldi. Çizdiği karikatürlerle büyük ilgi gören karikatürist Şerif Cihan, Azerbaycan'a destek karikatürleri çizdi. Çizimler, sosyal medyada kısa sürede beğeni rekoru kırdı.

Kilimli ilçesinde yaşayan karikatürist Şerif Cihan, Azerbaycan'ın işgal edilen toprakları geri almak için sürdürdüğü mücadeleye destek verdi. Karabağ ve Hocalı'da yaşananların hafızalardan silinmediğini ifade eden Cihan, Azerbaycan'a çizdiği karikatürlerle destek verdiğini ifade etti. Azerbaycan'ın 30 yıl sonra harekat başlatmasının kendisini gururlandırdığını belirten Şerif Cihan, şöyle dedi:
"Hobi olarak da karikatür çiziyorum. Çocukluğumdan beri karikatür çiziyorum. Gazetelerde ve sosyal medyada da 15-20 yıldan beri çiziyorum. Ama çocukluktan gelen bir şey. Karabağ olayını zaten biliyoruz. 30 seneden beri içimizde bir yaraydı. Ben bir Türk Milliyetçisiyim. Karabağ ve Hocalı'da yaşananları hepimiz biliyoruz. Şu anda Azerbaycan'ın yaptığı çok doğru. İnşallah sonunu getirir. Karabağ'ı tekrar kendi topraklarına katar. Ermeni güçlerini oradan defeder. Bir Türk olarak onlara destek olmak istedim. Benim de sanatım bu. Bu şekilde olayları takipçilerime göstermek istedim. Azerbaycan'ın karşısında olan gizli güçleri göstermek istedim. Zaten bunları dünya biliyor. Karikatürleri sosyal medyada da paylaştığımda beğenen insanlar çok. Genelde Türklerin hep arzusu bu. Duygularımı kağıda döküyorum. Belki de milyonlarca insanın duyguları. Ben bunları çizince insanlar da kendi duygularını yansıtıyor. Bütün Türklerin istediği bu, çok iyi bir harekat. Bütün gönlümüz Azerbaycanlı kardeşlerimizle."
Cihan'ın çizdiği karikatürler ise kısa sürede sosyal medyada beğeni rekorları kırdı.

Yorumlar

Endüstri mirası seminerleri tamamlandı

5 Ekim 2020 Pazartesi 11:11

Endüstri mirası seminerleri tamamlandı

TR81 Batı Karadeniz Bölgesinde (Zonguldak, Karabük, Bartın) endüstriyel mirasın tespiti, kültürel ve çevresel yaşama etkilerinin incelenmesi amacıyla Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından “Endüstriyel Miras Ögelerinin Araştırılması” çalışması başlatıldı. Ajans bu çalışma kapsamında “Endüstri Mirası Seminerleri” adıyla üç gün süren bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.

Seminer kapsamında konusunda uzman isimler tarafından endüstri mirası konusu farklı boyutlarıyla ve örnekleriyle ele alınmış ve çevrim içi bağlantıyla dinleyicilere aktarıldı. Seminerin ilk günü olan 28 Eylül 2020 tarihinde Gebze Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Elif Özlem Oral Aydın “Türkiye’deki Endüstri Mirası Potansiyelinin Korunmasının Olası Etki ve Yararları” başlıklı sunumu ile seminer sunumları başlatıldı. Etkinliğin ikinci gününde Abdullah Gül Üniversitesinden Prof. Dr. Burak Asıliskender “Cumhuriyet Sonrası Sanayileşme ve Mekânsal Kalkınma” sunumunu ve son gününde ise Buda Mimarlık’tan Burak Pelenk “Üzülmez Kültür Vadisi ve Yeniden İşlevlendirme” sunumunu gerçekleştirerek seminerler başarılı bir şekilde tamamlandı.
İlk gün gerçekleştirilen sunumda dünyada ve Türkiye’de başarılı örneklere yer verilmiş olup Türkiye’nin endüstri mirası tarihi mimari, bilimsel, teknolojik ve sosyal özellikler bakımından irdelenerek seçilecek örneklerin geliştirilecek geliştirici endüstriyel tanıtım hizmetleri, yaşayan müzeler ve gerekli durumlarda karma kullanımlarla canlandırılabileceği ifade edildi. Bu unsurların kitle turizmine hizmet verebilmeleri için ulusal ve uluslararası tur şirketleri ve kültürel turizm bilgi ağları ile bağlantılar kurma olanaklarının araştırılması gerektiği belirtildi.
İkinci gün yapılan sunumda Kayseri’de 1926 yılında kurulan uçak fabrikası ile 1935 yılında kurulan Sümerbank Bez Fabrikası’nın faaliyetlerini durdurmasının ardından kalan atıl yapıların Abdullah Gül Üniversitesine dönüşüm aşamaları aktarıldı. Koruma kullanma dengeleri gözetilerek yapıların yeniden inşa süreçleri, proje ve estetik detayları anlatıldı. Güçlendirme ve restorasyon projeleri yoluyla endüstri yapılarının doğal dokusunu koruyarak ve yeniden işlevlendirerek kent yaşamının içine katılan yapılar meydana getirilmesi gerektiğinin önemli olduğu ifade edildi.
Son gün gerçekleştirilen seminerde ise Zonguldak’ta yer alan ve Ajans tarafından güdümlü proje desteği ile hibe verilen Üzülmez Kültür Vadisinin yeniden işlevlendirme aşamaları ile koruma ve restorasyon projeleri yapılırken hangi tasarım ilkelerinden yararlanıldığından bahsedildi. Mimari projeler yapılırken kent yaşamına entegre edilme süreçleri ve yapılara kazandırılan fonksiyonlar aktarıldı. Bölgede ilk defa endüstri mirası öğelerinden birinin kamu tarafından dönüşüm mekanizmalarıyla kentsel yaşama kazandırılması için harekete geçildiği ifade edildi. Üzülmez Kültür Vadisi projesinin Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından 2020 yılında verilen mimarlık ödüllerinden koruma ödülü almaya hak kazandığı dile getirildi. Sunumda ayrıca endüstriyel yapı ikonlarından en önemlilerinin ortaya çıkarılarak bir rota oluşturulması ve sosyal yaşama kazandırılmasının turizm açısından oldukça önemli olduğu ifade edildi.
Bölgede ve ülkede endüstriyel miras, koruma ve kullanma kavramlarına olan farkındalığın arttırılmasına fayda sağlaması amacıyla düzenlenen etkinlik kapsamında katılımcıların soruları da yanıtlanarak seminer başarılı bir şekilde tamamlandı. Seminer sunumlarına ilişkin videolara şu linklerden ulaşılabilecek:
"Prof. Dr. Elif Özlem Oral Aydın - Türkiye’deki Endüstri Mirası Potansiyelinin Korunmasının Olası Etki ve Yararları - https://youtu.be/tlcY_bX26fo, Prof. Dr. Burak Asıliskender - Cumhuriyet Sonrası Sanayileşme ve Mekânsal Kalkınma - https://youtu.be/5x_insTRHe4, Burak Pelenk - Üzülmez Kültür Vadisi ve Yeniden İşlevlendirme - https://youtu.be/99psrlbqMVA"

Yorumlar

Türk Metal Sendikası taslağın teslim edildiğini bildirdi

4 Ekim 2020 Pazar 12:31

Türk Metal Sendikası taslağın teslim edildiğini bildirdi

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi'nde kurulu, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nda (Erdemir) yetkili Türk Metal Sendikası, yeni dönem Toplu İş Sözleşme görüşmelerine ilişkin taleplerini içeren taslağın teslim edildiği bildirildi.

Türk Metal Sendikası Kdz. Ereğli Şube Başkanı Metin Ercan, 1 Eylül’de başlayan 28. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri öncesi hazırladıkları taslakla ilgili Erdemir’deki üyeleriyle anket çalışması yaptıklarını söyledi. İşçinin talepleri doğrultusunda hazırlanan taslağı, Erdemir adına görüşmeleri sürdürecek olan işveren temsilcisi Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’na (Mess) teslim ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: “Üyelerimizin talepleri doğrultusunda hazırlanan taslağımızı, Türk Metal Sendikası Genel Merkezimizin de değerlendirmesi sonucunda Mess’e teslim ettik. Böylece süreç de başlamış oldu. Amaç ve hedefimiz, her zaman olduğu gibi emeğin karşılığını almaktan yana olacaktır. Hayırlı ve uğurlu olsun.”

4 bin 200 işçiyi kapsayan ve 1 Eylül 2020-31 Aralık 2021 tarihleri arasında (2 yıl) geçerli olan sözleşme görüşmelerine göre hazırlanan taslakta, işçi ücret artış oranı, sosyal haklar, bayram ikramiyeleri, gece çalışma tazminatı ve banka promosyonları gibi maddelerdeki artış talepleri yer alıyor.

Yorumlar

Polisten okey oynanan kıraathaneye baskın

3 Ekim 2020 Cumartesi 19:23

Polisten okey oynanan kıraathaneye baskın

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri daha oyun oynandığı için idari işlem yapılan kıraathanede 4 ayrı masada okey oynandığını tespit ederek ceza uyguladı.

Kdz. Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri Covid 19 salgını nedeniyle denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Polis ekipleri aldıkları bir ihbar üzerine Müftü Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir kıraathaneye baskın düzenledi. Yapılan baskında polis ekipleri Covid 19 tedbirlerine aykırı olarak 4 masada okey oynandığı ve içeride maskesiz bulunan 13 kişi hakkında tutanak düzenledi. Aynı işletmede 4 Eylül günü yapılan baskında da oyun oynandığı için tutanak tutulması nedeniyle geçici olarak faaliyetine son verilmesi için işlem başlatıldı.

Yorumlar

Eğitim Bir Sen Başkanı Babal sorunları anlattı, çözüm istedi

3 Ekim 2020 Cumartesi 19:08

Eğitim Bir Sen Başkanı Babal sorunları anlattı, çözüm istedi

Eğitim Bir Sen Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Ziya Babal yeni eğitim öğretim döneminde bakanlığın uygulamalarını eleştirerek, özel kurumlarda yüz yüze eğitimler verilirken devlet okullarında verilmemesinin haksız rekabete yol açtığını söyledi. Babal, Ereğli ilçesine yeni dönemde 79 öğretmen atamasının gerçekleşmesini ise olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiklerini ve yeni atanan öğretmenlere kaynak kitap ve doküman konusunda yardımcı olmaya hazır olduklarını vurguladı.

Eğitim Bir Sen Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Ziya Babal yeni eğitim öğretim döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarını değerlendirerek, önemli eleştirilerde bulundu. Babal yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Milli Eğitim Bakanlığımız, 68 bini aşkın okulu, 1 milyonun üzerinde öğretmen kadrosu ve 18 milyon öğrencisiyle birçok ülkenin nüfusundan daha büyük bir hacme sahip. Takdir etmek gerekir ki böylesine büyük bir kitlenin yönetimi bir takım sorunların yaşanmasını da kaçınılmaz kılmaktadır.
Bu kapsamda her yıl ufak tefek sorunlarla açtığımız okulları bu yıl salgın hastalık nedeniyle ne yazık ki açamadık. Daha da üzücü olan ise, sınıfları azaltmamıza rağmen sorunları çoğaltmamız oldu. Özellikle uzaktan eğitimin devreye girmesiyle ortaya çıkan sorunlar bize gösterdi ki bu sefer dersine çalışmayanlar küçükler değil, büyükler oldu maalesef. Salgına hazırlıksız olarak yakalandığımız Mart ayından bu yana gerekli çalışmanın ve planlamanın zamanında yapılamadığını gördük. Daha önce hazır olduğu söylenen A,B,C planlarının sahaya yansımadığına şahit olduk. Uzaktan eğitimle ilgili, bakanlığın açık ve anlaşılır standartlar getirememesi sebebiyle iller arasında, hatta okuldan okula farklı yaklaşım ve uygulamalar ortaya çıktı. Eğitim öğretimin fiilen başlamasından sonra yeni yeni talimatların gönderilerek, ders programları yapboz tahtasına dönüştürüldü.
Bu süreçte okulunu ve öğrencilerini düşünerek risk alan yöneticiler olduğu gibi, bekle gör anlayışını benimseyenler de oldu haklı olarak. Ancak bu durum, veli ve öğrenciler arasında okul idarelerine karşı farklı algıların oluşmasını beraberinde getirdi. Uzaktan eğitimle ilgili hiçbir eğitimden geçirilmeyen öğretmenler bir yandan çeşitli kanalları kullanarak deneme yanılma yoluyla öğrencileriyle iletişim kurmaya çalışırken diğer yandan altyapı eksikliğinden kaynaklanan aksaklıkların hesabını vermek zorunda kaldılar. Öğretmenlere ne kadar ücret ödeneceği ve özellikle uzaktan eğitimin yapılamadığı uygulamalı atölye derslerinin nasıl ücretlendirileceği hususunda herkesin kafasının karışık olduğu bir süreci birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Milli Eğitim Bakanımızın beyanatları, sahada yaşanan sıkıntıların, kendilerine tam olarak aktarılmadığını gösteriyor. Bakan Bey “Elimizde fazlası bile var” dese de temizlik ve dezenfektan malzemelerinin okul yöneticileri tarafından, bağış ve kantin gelirlerinin sıfırlandığı bir dönemde, aslında olmayan kaynaklar zorlanarak, ya da borçlanılarak alındığını biliyoruz. İşler büyük ölçüde okul ve kurumlardaki yönetici arkadaşların biraz da risk alarak ellerini taşın altına koymaları ile yürüyor desek yanlış olmaz sanırım.
Öncelikle akademik derslere yoğunlaşmak gerekirken, ücret kaygısıyla tüm derslerin uzaktan eğitime açılması, EBA üzerinden yapılan canlı derslerin belli saatlerde yapılma şartı, 15 saate yayılan ders programlarıyla günlük mesai mefhumu göz ardı edilerek pedagojik kuralların hiçe sayılması, sadece sistemi tıkamakla kalmamış, öğrenci ve öğretmenleri hem mutsuzluğa, hem de çaresizliğe mahkûm etmiştir. Oysa öğretmenler için esas olan, ek dersten önce maaştır. Maaş karşılığı okutulacak ders sayısı bellidir. Daha fazla ders görevi verilmediği sürece kimsenin ek ders talebi de olmaz. Fakat içinde bulunduğumuz olağanüstü şartlarda olağanüstü kararlar alınması gerekirken, popülist politikalarla, sağlıklı eğitimden ziyade herkese ek ücret verebilme telaşı ve sırf bu yüzden hiç de pedagojik olmayan planlamalarla öğrencilerin derslerden soğutulması, yetkililer farkında olmasa da velileri paralı eğitimin kucağına itmektedir.
Devlet okullarında bunlar yaşanırken, özel öğretimde, neredeyse her sınıf düzeyinde yüz yüze eğitim verilerek, hem haksız rekabete sebep olunuyor hem de halk sağlığı ciddi manada riske ediliyor. Salgınla mücadele sadece resmi kurumların değil, resmi/özel herkesin sorumluluğundadır. Şayet bu eğitimler risk teşkil etmiyorsa, devlet okulları da derhal yüz yüze eğitime açılmalı ya da korsan eğitime izin verilmemelidir. Aksi halde haksız rekabete uğramanın ve hastalığa maruz kalmanın vebali çok ağır olacaktır.
Bütün bu olumsuzlukların yanında bu ay içinde 79 yeni öğretmen arkadaşımızın ilçemize atanmış olmasını olumlu bir gelişme olarak kaydetmek gerekiyor. Öğretmen açığının kapatılması yönünde atılan bu önemli adımdan dolayı bakanlığımıza müteşekkiriz. Göreve yeni başlayanlarla birlikte, il ya da ilçe dışından ilçemize atanan arkadaşlarımızla ileriki günlerde karşılaşmayı ve tanışmayı umuyoruz. Şayet arzu ederlerse yeni atanan öğretmenlere, adaylık sürecinde ihtiyaç duyacakları kaynak kitap ve doküman konusunda Eğitim Bir Sen Kdz. Ereğli Temsilciliği olarak destek olabileceğimizi bilmelerini istiyorum. Bu vesileyle meslek hayatlarında kendilerine başarılar diliyorum. Sıkıntılı başladığımız bu dönemin, sağlıklı, başarılı ve kazasız sonlanmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”

Yorumlar