Sıcak havada enfeksiyonlar artıyor

21 Ağustos 2019 Çarşamba 12:25

NTV

Sıcak havada enfeksiyonlar artıyor

Sıcak havayı seven enfeksiyonlar, yaz aylarında doğal olarak daha hızlı yayılıyor ve aniden ortaya çıkıyor. İshal, göz ve kulak enfeksiyonları ile mantar, yazın doktorların kapısını daha sık çaldıran hastalıklar arasında.

 

Yiyeceklerin kalitesine, yüzmek için girilen suyun hijyenine yaz aylarında daha çok dikkat etmek gerektiğini söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Aylin İzat Liceoğlu, yaz aylarında sık karşılaşılan enfeksiyonlar ile ilgili şu bilgileri verdi:

YAZIN EVDE YEMEĞİ TERCİH EDİN

“Bakterilerin yol açtığı ishaller iki şekilde olur. Mikroorganizma, gıda ya da sıvı tüketimi sırasında ağız yolu ile alınır ve bağırsakta oluşan hastalık, ateşin eşlik edebildiği, dışkıda kan ve iltihabın olabildiği enfeksiyonlar şeklinde seyreder. Ayrıca uygun olmayan koşullarda bekleyen gıdalarda mikroorganizma toksin üretir ve bu toksinler sıvı ve gıda tüketimi sırasına ağız yolu ile alınır. Bu durumda hastalık genellikle bulantı kusma ile başlar, her zaman ishal eşlik etmeyebilir. Genellikle kısa sürede hastalık kendini toparlar. Yanı sıra yaz dönemi, bazı viral sebepli ishaller açısından da risklidir. Gıda ve sıvı yolu ile alınan viral etkenler genellikle ateşsiz ishal yaparlar. Bir haftaya kadar ishal süresi devam edebilir. Korunmada öncelik, kişisel hijyene ve gıda hijyenine dikkat etmektir. Sıcak havalarda dışarıda yapılan yiyeceklerin ne kadar süre ile bekletildiğini bilemeyeceğiniz için, evde yemek yemeyi tercih edin. Özellikle iyi pişmiş ve sıcak servis yapılan “anne yemeği” olarak tabir edilen yiyecekleri seçin.

 

- Meyve, fındık ve kalın kabuklu sebzeleri yiyin, kendiniz soyun.

- Konserve yiyecekleri tercih edin. - Her fırsatta ellerinizi yıkayın.

- Eğer öneriliyorsa proflaktik ilaç kullanın.

- Lifli, çiğ sebze ve salatalardan kaçının.

- İnce kabuklu meyvelerden kaçının.

- Pişmemiş-çiğ, az pişmiş et ve et ürünlerinden, krema, mayonezli salatalardan kaçının. - Kirletilmiş bölgelerde yakalanan ve az pişmiş deniz ürünlerinden kaçının.

- Pastörize edilmemiş süt ürünleri kullanmayın, yumuşak peynirleri yemeyin.

- Rus salatası gibi çiğ materyal içeren ve elle hazırlanan yiyeceklerden kaçının.

- Temizliğinden emin olmadığınız suları içmeyin.

- Yemeklerinizi bu sular ile pişirmeyin.

- Sokakta satılan yiyecekleri tüketmeyin.

BOĞAZ AĞRISI SADECE KIŞIN GÖRÜLMEZ

Enfeksiyonlar genelde bulaşıcı hastalık olması nedeniyle mevsim ayrımı yapmazlar. Aksine toplu yerlerde çalışanlarda; kreşlerde, okullarda, otobüslerde bir hastalık olması bütün hastalığın geometrik olarak yayılmasına yol açabiliyor. Yaz aylarında da buna bağlı birçok viral enfeksiyon görülüyor.

 

Özellikle yaz başlangıcında adenoviruslara bağlı ateş-boğaz ağrısı şeklinde enfeksiyonlar, hafif -orta şiddette boğaz ağrısı, burun akması veya kusma ishal ile seyredebilen ancak nadiren daha ciddi klinik tablolara yol açabilen enteroviruslere bağlı hastalıklar, parainfluenza 3’e bağlı bazen sadece soğuk algınlığı şeklinde zaman zaman da krup, bronşit şeklinde enfeksiyonlar görülebilir.

EL-AYAK HASTALIĞI YAZIN ARTIYOR

Ayrıca sıcağa bağlı el-ayak hastalığı olarak bilinen ve bulaşıcı olan viral hastalıklarda da artış görülür. Bu hastalıkta kişinin ağız içinde, el ve ayaklarında yaralar, ağız içinde ise sık sık aftlar görülür. Tatiller, piknikler ve havuz-deniz kullanımı enfeksiyon görülmesini artırır. Havuz ya da deniz kullanımında, girilen suyun hijyen oranının düşük olması, kum veya kire bağlı kulak kanalında enfeksiyon gelişme sıklığı daha fazla olabilir.

HİJYENİNDEN EMİN OLMADIĞINIZ SULARDA YÜZMEYİN 

Temiz olmayan sularda veya yeterince temizlenmeyen havuzlarda yüzmeye bağlı göz enfeksiyonları veya parazitiklere bağlı enfeksiyonlar görülebilir. Bu nedenle hijyeninden emin olunmayan sularda yüzülmemeli. Yüzücü gözlüğünden, gerekli durumlarda ise kulak tıpacından faydalanmak gerekir.

 

ISLAK MAYO HASTA EDEBİLİR!

Kadınlarda ıslak mayo ile uzun sure durmaya bağlı sistit şeklinde idrar yolu, genital mantar enfeksiyonları veya cilt ve ayaklarda ısı ve nemin fazla olduğu durumlarda mantar enfeksiyonları sıklığı artabilir. Cilt ve cilt altı dokuda enfeksiyonları daha fazla görülebilir. Sık sık mayo değiştirilmesi, ortak ıslak kullanım alanlarında terlik giyilmesi, hastalık riskini azaltmaktadır. 

KENELERE DİKKAT

Açık havada, kırlarda yapılan piknik ya da doğa yürüyüşleri, kenelerle temasa bağlı bazı hastalık riskini artırabilir. Kene riski bulunan kırsal alanlara gidenler, vücudu örten ve açık renkli giysiler giyinmelidir. Enfeksiyon belirtileri olduğunda ise ilgili branş doktoruna kısa sürede başvurmak önemlidir.”

 

Etiketler:

enfeksiyon , sağlık , sıcak hava , Kdz.Ereğli Haber , Ereğli Haber

Yorumlar

Altı ayda 591 daireye yapı ruhsatı verildi

21 Ağustos 2019 Çarşamba 11:59

Altı ayda 591 daireye yapı ruhsatı verildi

TÜİK'in verilerine göre Türkiye'de yapı ruhsatı verilerin yapıların yüzölçümü yüzde 60.1 azaldı. Zonguldak'ta da 2019 yılının ilk 6 ayında 591 daireye yapı ruhsatı verildi.

Türkiye İstatistik Kurumu Zonguldak Bölge Müdürlüğü, Ocak-Haziran 2019 yapı izin istatistiklerini açıkladı. Verilere göre Türkiye'de yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü yüzde 60.1 azaldı, yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü yüzde 2.8 arttı. Zonguldak'ta ise 2019 yılının ilk 6 ayında 591 daireye yapı ruhsatı verildi. Karabük'te ise bu rakam 19, Bartın'da ise 194 olarak açıklandı.
Yapı ruhsatı verilen binaların 2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında; yapıların toplam yüzölçümü 30,5 milyon m2 iken bunun 13,6 milyon m2'si konut, 11,7 milyon m2'si konut dışı ve 5,2 milyon m2'si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti. Kullanma amacına göre 17,8 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 3,9 milyon m2 ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izledi.
Yapıların toplam yüzölçümüne göre 4,9 milyon m2 ile İstanbul en yüksek paya sahip oldu. İstanbul'u, 2,2 milyon m2 ile Konya, 2 milyon m2 ile Ankara illeri izledi. Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Iğdır ve Ardahan oldu.
Daire sayılarına göre İstanbul ili 20 bin 712 adet ile en yüksek paya sahip oldu. İstanbul'u 7 bin 380 adet ile Konya ve 5 bin 889 adet ile Ankara illeri izledi. Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Iğdır oldu.

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , ruhsat , zonguldak ,

Yorumlar

Endonezyalı gelinin engeli bu kez uçak bileti...

21 Ağustos 2019 Çarşamba 11:39

Endonezyalı gelinin engeli bu kez uçak bileti...

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine Endonezya'dan gelin olarak gelen ve köylülerin imece usulü yardımıyla düğünü yapılan Desy Meilyana, ülkesine gidip oturma izni alamazsa kendisi gibi işitme engelli olan eşi Erdoğan Ören’ den ayrılmak zorunda kalacak.

Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde yaşayan inşaat işçisi Erdoğan Ören, sosyal medya üzerinden tesadüfen Endonezyalı Desy Meilyana ile tanıştı. Kendisi gibi sağır ve dilsiz olan Endonezyalı kadın ile arkadaşlığını ilerleten Ören, ailesine kendisinden 14 yaş büyük olan kadına aşık olduğunu söyledi. İşaret dili ile anlaştığı ailesine Endonezya’ya gitmek istediğini söyleyen engelli adam, talebi kabul görmeyince 20 bin lira karşılığında Desy Meilyana’nın Türkiye’ye gelebileceğini söyledi. Ancak bu talebi de geri çevrilince birkaç kez intihara teşebbüs etti. Engelli çiftin aşkına engel olamayan ailesi ise vize, pasaport ve yol masrafları için talep edilen yaklaşık 20 bin lirayı Desy Meilyana’ya gönderdi. Desy Meilyana’yı karşısında gören Erdoğan Ören ise dakikalarca sevdiği kadına sarıldı. Akrabalarının aracıyla memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne gelen engelli çift, burada komşuların yardımlarıyla köy düğünü yaptı.
İnşaatlarda kazandığı para ile kendisine ev yapan Ören, köy sakinlerinin desteği ile ayakta duruyor.

Son engel uçak bileti
Birbirlerini sevmeye engelli olmaları, engel olmayan Erdoğan Ören ve Desy Meilyana çifti, beden dili ile isteklerini anlatırken, akrabası olan Mustafa Bayraklı onların adına konuştu. Bayraklı, “Şuana kadar bütün evraklarımızı tamamladık. Desyn’in Endonezya ülkesine giriş çıkış yapması gerekiyor. Ayrıca burası için bir ay oturma izni alması gerekiyor. Endonezya ülkesine gidip gelmesi için tahmini 5 bin TL gibi bir rakam tutuyor. Erdoğan’ın da sakat maaşı ile uçak biletini almaya gücü yok. Biz burada sadece Desy’nin ülkesine gidip oturma izni alıp gelebilmesini istiyoruz. İmece usulü yapılan düğünleri ardından Erdoğan’ ın elindeki birikimi de bitti ve Desy’i memleketine gönderecek gücü yok. Yapılan çabalarla 6 ay oturum izni almıştık. Bu süreçte Endonezya’dan gelmesi gereken N1, N2, N3 gibi, nikah işlemleri ve ikametgah evrakları gibi işlemleri halletmeye çalıştık. Ama evraklar yetişmediği için zaman aşımına uğradık. Bu yüzden göç dairesi bize Desy’in kendi ülkesine giriş çıkış yapması gerektiğini söyledi. Oturma iznini alıp geldiğinde önlerinde hiçbir engel kalmıyor. 3 yıl boyunca kalıcı kontrol şartlı kalarak, nikahları kıyılıp Türk vatandaşı olabilecek. Türkye ile Endonezya arası 10 bin 600 km az değil, haliyle 5 bin TL tutuyor ve daha zaman aşımından alınan cezalar hariç. Halkımızdan Desy’in memleketine gidip gelebilmesi için yani sadece uçak bileti için yardım bekliyorlar" diye konuştu.
Çift, uzanacak yardım elini bekliyor.

Etiketler:

Kdz.Ereğlihaber , ereğli haber , endonezya gelin ,

Yorumlar

Şiddetli yağış geliyor...

20 Ağustos 2019 Salı 18:38

Şiddetli yağış geliyor...

Meteroloji İşleri Genel Müdürlüğü tahminlerine dayanarak Düzce Valiliği yarın Düzce için yağış uyarısında bulundu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü için ise Düzce yarın turuncu alan ilan edildi.

Geçtiğimiz ay Düzce'ye metrekareye 161 kilogram yağış düşmüş, Esmahanım ve Uğurlu köyü başta olmak üzere Akçakoca ve Cumayeri ilçelerinde sel felaketi meydana gelmişti. Düzce Valiliği yarın Düzce için yağış uyarısında bulundu. Metrekareye 51 ila 75 kilogram yağış düşeceği, ani sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar veya heyelan meydana gelebileceği ilgililerin tedbirli olması istendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan 21 Ağustos tarihli haritada ise Düzce turuncu alan ilan edildi. Düzce dışında Zonguldak, Bartın ve Kastamonu’da turuncu alan ilan edildi. Ayrıca Bolu ve Karabük’te sarı alan ilan edildi. Turuncu alan uyarısında ise : 'Hava durumu tehlikelidir: Tahmin edilen meteorolojik hadise sıklıkla görülmemektedir. Hasar ve kayıpların oluşması muhtemeldir. Çok tedbirli olmalı, güncel meteorolojik koşullar ve tahminler takip edilmelidir.' denildi.

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , şiidetli yağış , meteoroloji ,

Yorumlar

"Önceliğimiz her zaman sağlığımız ve hayatımızdır"

20 Ağustos 2019 Salı 17:18

"Önceliğimiz her zaman sağlığımız ve hayatımızdır"

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir, madenlerin insan ve çevre etkileri konferansına konuşmacı olarak katıldı.

Programın açılışında konuşan AYÇEP yönetim kurulu üyesi Av. Hicran Danışman, Çine'nin en önemli çevre ve sağlık sorunlarının kaynaklarından olan madenlerin olumsuz etkilerine dair yapılan konferansın Çine'de bir ilk olduğunu belirterek, bu ilk adımın devamının geleceğini söyledi.
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir, Zonguldak ve örgütlü oldukları diğer yerlerdeki çalışma koşullarından bahsederek, "Eğer örgütlü olursak inanın meslek hastalıkları da azalacaktır" dedi.
Demir, "Her şeyden önce insan sağlığı ve emeğin hakkının korunduğu bir anlayışın çalışma yaşamına hakim olmasını istiyoruz" dedi.
Demir şunları söyledi; “Madencilik endüstriyel anlamda birçok alana doğrudan hammadde sağlayan ve insan gücü barındıran dinamik bir sektördür. Yani işçisiyle, çevresinde yaşayan topluluklarla doğrudan ilgilidir. Zonguldak’ta maden ocaklarında çalışan arkadaşlarımızın karşılaştığı en önemli sağlık sorunu ise kömür tozu nedeniyle oluşan bir akciğer hastalığı olan pnömokonyozdur. Bu sağlık sorunu işyerlerinde alınan önleyici tedbirlerle azalmıştır.
Özetle bu tedbirler, sulu delik delme, tozlu kısımları ıslatma, fiskete kullanma gibi yöntemlerdir. Bu bölgede de meslek hastalıklarına karşı tüm çalışanlar periyodik muayeneye tabi tutulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Burada örgütlenme çalışması yapmış bir Sendika olarak biliyoruz ki, mermer fabrikalarında çalışan arkadaşlarımız mermer tozunun çok yoğun olduğu ortamlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Arkadaşlarımız, örgütsüz, sendikasız ve iş güvencesi olmaksızın bu sağlıksız şartlarda çalışmakla karşı karşıyalar.
Çünkü işletme sahipleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini maliyetli buluyorlar. Karlılık oranlarını artırabilmek için öncelikle işçi sağlığı ve güvenliği harcamalarından kısıntı yapmanın yollarını arıyorlar. Bu önlemleri, göstermelik ve zaman yapılan denetimlerden geçebilmek amacıyla alıyorlar. Sonrasında her hangi bir kaza anında işçiyi suçlayacak tutanaklar tutmaya ve raporlar düzenlemeye çalışıyorlar. İşçi sağlığı ve güvenliğine dikkat çekmek için kullanılan sloganlardan biri “Önlemek ödemekten ucuzdur” sloganıdır. Çünkü bir kaza anında veya meslek hastalığına yakalanma durumunda doğrudan ve dolaylı maliyet hesabı yapıldığında işveren, devlet ve toplum açısından çok daha yüksek bir maliyet ortaya çıkmaktadır.
İnsan hayatı ve sağlığı söz konusu olduğunda maliyet hesabı yapılmaz. Biz Genel Maden İşçileri Sendikası olarak bu bölgedeki sorunları gördük ve bu bölgede örgütlenme çalışması yaptık. Ancak işverenler sendikalı olan arkadaşlarımızı işten attılar. Örgütlenmeye karşı şirket isimlerini bile değiştirerek, arkadaşlarımızı sağlıksız şartlarda çalıştırmaya ve kârlarına kâr katmaya devam ettiler. Herşeyden önce insan sağlığını, alınterinin değerini bilen bir anlayışın sağlanması gerekiyor. Şirketlerin ve devletin anlayışını değiştirmek için mücadele etmeliyiz.
Biz 73 yıldır bu mücadeleyi verdik ve bu mücadeleyi sürdürmekte de kararlıyız. Çünkü örgütlenme demek, Sendikalı olmak demek; iş güvencesine sahip, emeğinin karşılığını alan, insanların sağlıklı koşullarda çalışması demektir. Biz bu görevi, er ya da geç ama mutlaka başaracağız ve bu bölgede emek vererek, alın teri dökerek üretim yapan arkadaşlarımızın herşeyden önce sağlıklı koşullarda çalışmasını sağlayacağız. Sendika demek öncelikle işçi sağlığı ve güvenliği demektir. Sendika varsa, işveren kazayı önlemenin, kaza sonrası doğacak maliyetten daha ucuz olduğunu görür. Sendika demek öncelikle insanca bir çalışma ortamı demektir. Sendika demek insanca yaşam koşullarını her alanda yakalamak demektir. Sendika demek örgütlü güç demektir. Biz, TÜRK-İŞ ile Türkiye’nin dört bir yanına, İndüstriyall ile Avrupa’nın ve dünyanın dört bir yanına ulaşıyoruz. Her alanda dayanışmamızı geliştiriyor, güçlendiriyoruz. Önceliğimiz her zaman sağlığımız ve hayatımızdır.”

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , gmis , konferans , maden ,

Yorumlar